Yaren

Yaren

I read the notes that came to light after the death of Yaren Mercan, a student at Erciyes University Faculty of Medicine, and I could not hold myself together; this song was written that night. She had written: "Life is a gift, walk slower, hug longer, laugh louder, love deeper." In Turkish, "yaren" also means companion. In her memory, and in memory of all the young doctors we never had the chance to meet.

Mmm… yaren… (geç kaldık) Mmm… yaren… (çok geç)

Pencereyi yarım açtım (yarım) Gün girmeye utansın diye Masada soğumuş bir kahve Bir de kopmuş bir kolye (kopmuş bir kolye) Işığı söndürdüm, perdeyi araladım Yolunu kaybeden kalpleri aradım Bulamadım, bulamadım Karanlıkta sadece kendimi buldum Fesleğen ektim, benimle konuşsun diye Takvim astım, günler durur diye Kalem biriktirdim; mavi, siyah, kırmızı Hiçbirini kullanmadım (hiçbirini, hiçbirini)

Eve bir kedi aldım Bana sorular sorsun Cevap veremem ama Yanımda uyusun (yanımda uyusun) Küçük hayallerle konuşmayı öğrendim Çatlak bir fincanla, kurumuş lavantayla Köhne akşamdan kalma beyaz gömlekle Ve hâlâ seninle… hâlâ seninle

Geç kaldık yaren (geç kaldık) Geç kaldık yaren (çok geç) Aynı şarkıda ağladık Aynı kapıda kaldık İnsan ölmeye yakın severmiş (severmiş) Biz ölmeye yakın anladık (anladık) Geç kaldık yaren, geç kaldık Geç kaldık, geç kaldık… geç

(Yaren, yaren, yaren) Sen de mi geç kaldın (Yaren, yaren, yaren) Peki ya ben?

Bir kavanoza deniz koydum Sesi kalsın diye yazdan (diye yazdan) Bir aynaya baktım, sustum Korktum kendimi anlatmaktan (anlatmaktan) Komşular uyurken eski filmleri sararım Bir sahnede biri dönerse Belki ben de inanırım Belki ben de… inanırım Herkes bir kapıda beklemiş ömrünce Kimse çalmamış, kimse açmamış Ben de bekledim, ben de bekledim Zil sesini sevmeyi öğrenene kadar

Eve bir kedi aldım Bana sorular sorsun Cevap veremem ama Yanımda uyusun (yanımda uyusun) Sessizliği çalmayı öğrendim Boş bir odada, tek bir telle Bir gitar, bir ben, bir de sen Ve hâlâ seninle… hâlâ seninle

Geç kaldık yaren (geç kaldık) Geç kaldık yaren (çok geç) Aynı şarkıda ağladık Aynı kapıda kaldık İnsan ölmeye yakın severmiş (severmiş) Biz ölmeye yakın anladık (anladık) Geç kaldık yaren, geç kaldık Geç kaldık, geç kaldık… geç

Duvardan duymadım Kitapta bulmadım Kimseden öğrenmedim Hiç kimseye sormadım Sevmeyi babamdan öğrendim (babamdan) Sevmeyi babamdan öğrendim (öğrendim) Sessiz kalmayı senden

Ah yaren, ah yaren, geç kaldık yaren İnsan ölmeye yakın sevmeyi bilirmiş Ah yaren, ah yaren, geç kaldık yaren Biz ölmeye yakın anladık

Geç kaldık yaren (geç kaldık, oh) Geç kaldık yaren (çok geç, çok geç) Aynı şarkıda ağladık (ağladık) Aynı kapıda kaldık (yıllarca) İnsan ölmeye yakın severmiş (yaa) Biz ölmeye yakın anladık (anladık, yaren) Geç kaldık yaren, geç kaldık Geç kaldık, geç kaldık… geç

Belki de aşk dediğin şey Geç kalınca daha çok yanarmış İçinde yanarm

Listen to Yaren